8.30'un Arka Koltuğunda Kalan Ses: Hoparlör Açılınca Herkes Ağladı
Dram

8.30'un Arka Koltuğunda Kalan Ses: Hoparlör Açılınca Herkes Ağladı

Her sabah bindiğim 8.30 otobüsünde arka koltukta hep aynı numarayı arayan o yaşlı adam vardı. Gözleri uzaklara dalmış, cebinden titreyen telefonu çıkarır, kısa bir süre konuşur, sonra telefonu kapatırdı. Her gün aynı ritüel. Her gün aynı sessizlik. Bugün ise farklıydı. Adam telefonda konuşurken hoparlörü açmayı unutmuştu. Bir anda otobüsün arka sırasından yumuşak, kırılgan bir ses yayıldı: “Leyla… Sabah çayı soğudu. Pencere açık; gel gör bu sabahı. Bugün sana anlatamadım…” Hoparlörden dökülen kelimeler basit ama ağırdı; bir ömürden kalan pişmanlıklar, unutulmuş sevgi notları, söylenmemiş özürler. Otobüsteki herkesin nefesi tutuldu. Bir çift el mendil aradı, genç bir adam gözlerini siliyordu, bir teyze farkında olmadan ağlamaya başladı. Adam ardı sıra anıları saydı. Kırık bir sandalyeyi, bir reçeteyi, yıllar önce verilmiş bir sözü. Konuşma ne bir hikâye anlatıyordu ne de bir şikâyet; sanki kaybolmuş birine günlük tutuyordu. Her kelime, dinleyenlerin göğsünde bir şeyleri çözdü. Ben ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra, neden herkesin böyle sarsıldığını anladım. Çünkü o ses, yalnızca bir adamın anılarını aktarmıyordu. O ses, dinleyen herkese kaybettiklerini, ihmal ettiklerini, ertelediklerini hatırlatıyordu. Otobüsten indiğimde adamı takip ettim. Sözleri zihnimde yankılanıyordu. Onu durdurup konuşmak, neden aynı numarayı her gün aradığını öğrenmek istedim. Ama asıl olan, otobüste duyduklarımızın beni neye zorladığıydı. O yaşlı adamın hoparlörde bıraktığı kelimeler, benim de yıllardır söyleyemediğim bir telefonu masaya koydu. Bu hikâyede gördüklerim, duyduklarım ve sonunda aldığım karar var. Bugün 8.30 otobüsünde bir telefon hoparlörde kalınca herkes ağladı. Ben ise eve giderken bir çağrı tuşuna basmaya karar verdim. Peki o yaşlı adamın her gün aradığı numara kimin? Ve hoparlör açık kaldığında ortaya çıkan şey, sadece bir anı mıydı yoksa daha büyük bir kapıyı araladı mı? Bunu anlatacağım. Ama sonunu söylemeyeceğim. Çünkü bazı kapılar, kapandıktan sonra tekrar açıldığında, içinden çıkanlar sizi şaşırtır.

8.30'un Arka Koltuğunda Kalan Ses: Hoparlör Açılınca Herkes Ağladı
Okumaya Başla