Çöplerin İçinden Çıkan Ses
Dram

Çöplerin İçinden Çıkan Ses

Yıllardır sokak köşelerinde, çöp konteynerlerinin aralarında yaşamın kırıntılarını toplayan bir adam tanıyordum. Ellerine alıp incelediği her paslı cıvata, her kırık çerçeve, her eski radyo sanki geçmişin bir parçasını saklıyordu. Bu adamın en kıymet verdiği şeylerden biri kırık, tek düğmesi eksik, uzun zamandır susturduğu bir radyoydu. Bir öğleden sonra, o radyoyu bana verdi. 'Tamir et' dedi, gözlerinde hem güven hem de yorgun bir umut vardı. Radyonun içi tozla doluydu. Devreleri pas tutmuştu. Yine de tamir etmesi zordu; ellerimle devreleri temizledim, eksik parçaları tamamladım, güç verip anteni elimle düzelttim. Radyo beklediğim gibi cızırtılı bir müzik çalmadı. Yerine eski bir konuşma geldi. İlk başta tanıdık bir sesi andırıyordu ama zamana yenik düşmüş, kademe kademe açılan bir kayıt gibiydi. Konuşanların sesi sanki zamanın içinden yankılanıyordu. Kayıttaki kelimeler, resmi kayıtlarda yer almayan bir olayı anlatıyordu. Basına yansımamış, mahkeme tutanaklarına geçmemiş, şehir hafızasından silinmiş bir dönemden bahsediyordu. Söylenenler, resmi belgelerin örtbas ettiği bir felaketin kanıtlarıydı. Bu kayıt, yıllardır unutulmuş bir yangının, kapatılmış bir fabrikanın ya da saklanmış bir kaybın, ilk somut tanığıydı. Beni asıl sarsan şey kaydın doğal akışı değildi. Kaydın arkasında gizlenmiş bir inat, unutulmuş insanların bir nebze olsun isyanı vardı. Kulak verince öğreniyordum ki o gecenin isimleri, tarihin kenarına itilen hayatlar, hep suskun bırakılan öyküler kaydın içinde can buluyordu. Kayıt bittiğinde odamda uzun bir sessizlik oldu. Adam bana baktı, elleri titriyordu. Bilmediğim sebeplerle bu kayıt onun için bir yük kadar kutsaldı. Onu vermiş olması, bir şeyleri açığa çıkarma arzusu taşıdığını söylüyordu. Bu kaydın peşine düşecektim. Arşiv odalarına, tozlu defterlerin arasına, birkaç yaşlı tanığın kapısına gidecektim. Ancak peşinden gideceğim hakikat, bazı kapıları rahatsız edecek, bazı insanlar için tehlike anlamına gelecekti. Kaydın son birkaç saniyesinde, tek bir isim fısıldanıyordu. O isim kapıyı aralıyordu ve ben aralığın diğer yanındaki karanlığa bakarken, elimdeki kayıt çalıyor, geçmişin bir parçası yeniden nefes alıyordu. O anda bir karar verdim. Kaydı susturmayacaktım. Ama susturmadan önce dinlediklerimin beni götüreceği son noktayı kimse tahmin edemezdi

Çöplerin İçinden Çıkan Ses
Okumaya Başla