Denizin Ortasında Bırakılan Harita
Dram

Denizin Ortasında Bırakılan Harita

Denizin ortasında motorum titredi ve sonra sustu. Güneş ufukta yalancı bir sıcaklık yayıyordu, teknem ise hafifçe sallanıyordu. Tam o anda küçük bir balıkçı teknesi yanımıza yanaştı. İçinden çıkıp gelen yaşlı adamın gözleri dalgaların üzerindeydi, sesi nasırlı ama yumuşaktı. Yardım ettiler. Beni kıyıya götürmeleri birkaç saat sürdü. Ama işin asıl ilginci o an değildi. İskeleye çekildikten sonra cebimde ağır, katlanmış bir kağıt buldum. Harita gibiydi, köşeleri sararmış, üzerinde el yazısıyla bir nokta işaretlenmişti. Haritanın içinde sadece bir isim vardı. Bana hiç tanımadığım birinin adı söylendi önce, sonra adam cebime haritayı koydu. Adam adı kendi ağzıyla söylemişti, ama gözleri başka bir yere bakıyordu. Sanki uzun zamandır beklenen bir şeyi bana vermiş gibiydi. Eve döndüğüm o akşam haritayı açtım. Nokta, kıyıdan kısa bir yürüyüş uzaklığındaydı, bir koyun kenarında unutulmuş bir yer. Ertesi sabah rüzgâr hafifti, ben ise gitmeye karar verdim. İçimde tuhaf bir karışım vardı: Merak, korku, tedirgin bir umut. Koyun kıyısına vardığımda yerin sakinliği sarsıcıydı. Yabancı bir hikâye gibiydi etraf. Kayaların arasından geçen bir patika haritayla örtüştü. Sonunda eski bir iskeleye, yarı gömülü bir sandığın olduğu kayanın dibine ulaştım. Sandığı açtığımda beklediğim altın ve mücevherler değildi karşımdaki. Zarf zarf mektuplar, sararmış fotoğraflar, kaymış bir kimlik kartı ve bir günlük. Her satır, her fotoğraf ayrı bir kapı aralıyordu. Onlarca yıldır saklanan bir yaşam vardı içinde. Kimlikte yazan ad, cebime konulan o isimle aynıydı. Okudukça öğrendim ki o isim, bir zamanlar kimsenin bilmediği bir gerçeğin anahtarıymış. İnsanlar kaybolmuş, susmuş, bazıları istese de konuşamamış. Zamanın unutturduğu kelimeler şimdi bir sandığın içinde bana göz kırpıyordu. Ama asıl şok, son mektupta saklıydı. Mektupta yalnızca itiraflar yoktu; aynı zamanda bir yemin, bir söz ve işaretli bir yer daha vardı. Harita bitmemişti. Hikâye yeni bir kapıdan devam ediyordu. Ben o gece haritayı tekrar katlarken deniz uzaktan fısıldadı, kulağıma bir isim daha fısıldar gibi oldu. Ertesi gün uğrayacağım o nokta, bütün gerçeği ortaya çıkaracak çıldırtıcı bir anahtar gibi duruyordu. Ancak sandığın içine saklanmış olan son satır, beni bir anda durdurdu: Herkezin bilmesini istemeyeceği bir şey saklıydı ve öğrenmek, hayatımı geri dönülmez biçimde değiştirebilirdi.

Denizin Ortasında Bırakılan Harita
Okumaya Başla