Havlu Altındaki Sır
Drama

Havlu Altındaki Sır

Gelinim Elif, neredeyse iki yıldır ailemizin içindeydi, ama ona dair beni rahatsız eden bir tek şey vardı. Nereye gitsek, nasıl bir hava olursa olsun, her zaman kapalı giyiniyordu. Yaz pikniklerinde uzun kollu üstler, aile yemeklerinde yüksek yakalı bluzlar. İlk başta nazik olmaya çalıştım—belki de sadece mütevazıydı, belki de kendi dünyası vardı. Ne zaman kolu biraz kaysa hemen aşağı çekiyor, oğlum Bora ise bunun normal olduğunu söylüyordu. Konuyu açtığımda Bora hep, "Anne, lütfen. Bırak onu." diyordu. Bense bırakamıyordum. Bir kadın ellerini, sırtını bu kadar itinayla saklıyorsa; bir şey saklıyordu. Ve oğlum ne kadar savunsa, midem o kadar bulanıyordu. Tatil planı yaptığımızda, plaja hep birlikte gideceğimizi düşündüm; belki gerçek orada ortaya çıkar diye bekledim. Herkes mayosunu giyip denize koşarken Elif şemsiyenin altında kocaman bir havluya sarılmış, sahte bir okumayla sayfaları zar zor çeviriyordu. Bir süre izledim, sonra dayanamadım. "Elif, yüzmeye gitmiyor musun?" diye sordum. O sessizce, "Hayır, teşekkür ederim," dedi. Bu cevap kanımı kaynattı. "Buraya senin sadece burada sarınmış oturman için gelmedik," dedim. "Ne saklıyorsun Elif?" Yüzü bir anda soldu. Bora ayağa kalktı, "Anne! Yeter artık." dedi. Elif ise havluyu daha sıkı çekerek kalktı, odaya döneceğini fısıldadı. Hızla yanımdan geçerken sandaletimin ucuna havlu takıldı; bir adım daha atarken havlu omuzlarından kaydı. O anda, mayo ile zar zor kapatılmış sırtı gözlerimin önüne serildi ve ben... nefesim kesildi. Orada, güneşin altında, elimde olmadan durakladım ve gördüğüm şey yüzünden tüm aile sessizliğe gömüldü. Ne gördüğümü açıklayamam ama o an her şey değişti ve ben hâlâ o görüntünün ne anlama geldiğini bilmeden kalakaldım...

Havlu Altındaki Sır
Okumaya Başla