Kıyıda Kalan İz
Romantik

Kıyıda Kalan İz

İş gezisindeyken beklenmedik bir karşılaşma yaşadım: yıllar önce yollarımızı ayırdığım eski eşim Elif’i bir barda gördüm. O gece, uzun zamandır susmuş duygularımızın yüzeye çıktığı o sahil yürüyüşü ve ardından gelen tutkulu an, ertesi sabah çarşaftaki kırmızı lekeyi görmemle bir kâbusa dönüştü. Her şey teslimiyetle başlamıştı. Elif’le üç yıl önce sessizce ayrılmıştık; büyük bir çatışma yoktu, yalnızca yılların biriktirdiği yorulmuşluklar bizi uzaklaştırmıştı. Biz boşandıkça hayatlarımız kendi kıyılarına savrulmuştu: ben başkentte kariyerime sarıldım, Elif sahil kentinde turizmin içine karıştı. Üç yıl boyunca birbirimizle konuşmadık. Sonra Kankun’a gönderildim; şirket yeni bir tatil köyü projesi için beni görevlendirmişti. Gece yarısı bir barda onu gördüğümde geçmiş gölgesiyle yüzleşmek kaçınılmaz oldu. Kısa sohbet, yürüyüş, kumların serinliğinde yeniden yakınlaşma—her şey bir anda geri gelmiş gibiydi. O gece Elif benimle otele döndü. Sabah, güneş perdelerden içeri süzülürken çarşafta kırmızı bir leke gördüm. Bir anda her şey sustu: suçluluk, korku, umut, pişmanlık... Hepsi aynı anda çakıldı. O an biliyordum ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ve bir ay sonra… beklenmedik bir gerçek ortaya çıktı; öğrendiklerim sadece geçmişimizin değil, geleceğimizin de sınırlarını sorgulamama neden oldu. Bu gerçeğin ne olduğu, hâlâ içimde bir soru işareti bırakıyor...

Kıyıda Kalan İz
Okumaya Başla