Dedemin Saatinin İçindeki Sır

HHikaye Editörü30 Haziran 20263 dk okuma16 okunmaDram

1. Bölüm — Giriş

Dedemin saatini tamir ettirmek üzere mahallenin köşesindeki küçük dükkâna götürdüğümde hava kapalıydı. Saatçi Ahmet Usta, yılların yorgunluğunu taşıyan elleriyle saati aldı, masanın üzerine nazikçe koydu ve gözlüğünü çıkardı. "Arka kapağı açmam gerek," dedi sessizce. Ben beklemeye çekildim. İçimde hafif bir hüzün vardı çünkü o saat bana dedemle geçirilen akşamları, eski bir limon kolonyasının kokusunu, pencereden baktığımız yağmış sokakları hatırlatıyordu. Usta çalışmaya başladığında dükkanın içi tık sessiz oldu; yalnızca saatçi aletlerinin tıkırtısı duyuluyordu. Arka kapak yerinden çıktı. Ben bir şey görmeyi beklerken, küçük bir silindir masaya düştü. Ahmet Usta yüzünü buruşturdu, elindeki büyütece uzandı ve ardından yavaşça eline aldığı ince silindirden bir film çıkardı. Film o kadar küçüktü ki ilk bakışta değerini anlamak zordu. Eve gittiğimde büyüteçle film karelerini inceledim. Siyah beyaz görüntüler, notlar, tarih damgaları. Hepsi yetmiş yıl öncesine işaret ediyordu. Devlet arşivlerinde benim bulduklarımın benzeri yoktu. Dedem her zamanki sakin hâliyle ilgiliydi ama elinde böyle bir yük taşıdığını tahmin edemezdim. O gece uyku hiç uğramadı. Filmin içinde gördüklerim, uzun yıllardır örtülen bir hikâyenin parçaları gibiydi. Onları birleştirmek, dedemin kimliğini yeniden kurmak için uyanmak zorundaydım.

Reklam

2. Bölüm — Gelişme

İzlediklerim küçük bir köyün, savaş sonrası yılların ve uzak şehirlerin kesitleriydi. Karelerde, resmi kayıtların dışında kalan insanların isimleri vardı. Bazı notlar gizli toplantılara, kaçırılmış belgelere, saklanmış belgelerin izine işaret ediyordu. Dedem, bu kayıtların içinde doğrudan görünmüyordu belki ama notlardaki el yazısı, bir adres, bir tarih onunla bağ kurmamı sağladı. Arşivleri karıştırdım. Kütüphanelerde eski gazeteleri taradım. O tarihlerde adları anılmayan insanların hayatlarında yaşanan kopuşları, itilmişliğin sessiz delillerini buldum. İlerledikçe anladım ki dedem, resmi tarihin yazmadığı bir şeyi korumuştu. Yıllar önce yapılmış küçük ama cesur bir hareketin parçasıydı. İnsanları sakladığı, belgeleri gizlediği, kimilerine yol açtığı anılardan söz ediliyordu. Bu, onun evde anlattığı hikâyelerden çok uzaktı; anlaşılmayan bir yük, sessiz bir kahramanlık ya da korkuyla örtülmüş bir ihanetti. Yakın zamanda hayattaki birkaç tanıkla konuşabildim. Başta suskunlardı. Sonra kapalı kapılar aralandı. Gittikçe daha fazla parça yerine oturdu: bir tren vagonu, saklanmış çantalar, bir geceyarısı yolculuğu. Dedemin imzası, bir kağıdın köşesinde, bu olayları doğruluyordu. Bu bulgular, aile içinde dalga dalga yayıldı. Bazıları gurur duydu, bazıları sakıncalı olduğunu düşündü. Çünkü gerçekle yüzleşmek bazen geçmişin kutsallarını sarsar. Ben ise bir yandan dedemin neden bu işi üstlendiğini anlamaya çalışıyor, bir yandan da bu gerçeğin şimdi ne anlama geldiğini tartıyordum. Çünkü tarih tek taraflı olmayıp, insan hayatlarının biriktirdiği seçimlerden oluşuyordu.

Reklam

3. Bölüm — Sonuç

Sonunda elimde somut bir parça vardı: mikrofilmdeki görüntülerin netleşmiş çözümü, birkaç mektup, bir de dedemin adıyla ilişkilenen resmi olmayan bir belge. Bunlar doğru bir araya geldiğinde ortaya çıkacak olan sadece aile sırları değildi; ülkenin unutulmuş bir sayfasıyla yüzleşmek demekti. Karar vermem gerekiyordu. Bu bilgiyi saklayıp ailesel huzuru korumak mı, yoksa gerçeği açığa çıkarıp tarih kitaplarına girmeyenleri görünür kılmak mı. Gecenin birinde dedemin eski günlüğünü açtım. İçinde kısa notlar, bazen bir tarih, bazen yalnızca bir isim vardı. "Doğru zaman geldiğinde söyleyeceğim," diye yazmıştı bir defasında. Belki de doğru zaman şimdiydi. Yaptığım araştırmalar, konuştuğum yaşlı tanıklar ve mikrofilmin görüntüleri bir araya geldiğinde bir tablo oluştu: küçük bir direniş, bir iyilik zinciri, bazen gözlerden saklanan bir kurtarıcılık. Dedemin eylemi basit bir cesaret göstergesinden öte, başkalarının hayatını değiştirmiş bir karardı. Hikâyeyi ortaya koyduğumda bazı kapılar açıldı, bazıları kapandı. İnsanlar yüzlerini çevirdi, bazıları teşekkür etti. En önemlisi, dedemin adı artık benim için başka bir anlam taşıyordu. Onu sadece sevgi dolu bir büyükanne figürü değil, sorumluluk almış, sessizce hareket etmiş bir insan olarak görmek, geçmişle ilişkimi değiştirdi. Şimdi elimde kalan görev, bu gerçeği unutulmaya terk etmemek. Bazı sırlar bir saate gizlenebilir, ama gerçeği ortaya çıkarmak, insanlara daha fazlasını anlatmak ve unutturmamak benim sorumluluğum oldu. Dedemin saatinin tik takları artık sadece zamanı değil, söylenmemiş hikâyeleri de sayıyor. Ve ben o hikâyeleri dinlemeye, anlatmaya devam edeceğim.

— Son —

Bu hikayeyi paylaş