Oteldeki Yansıma — Telefonu Kapatıp Aniden Yola Çıkan Kocam
Aldatma

Oteldeki Yansıma — Telefonu Kapatıp Aniden Yola Çıkan Kocam

O gün gece yarısıydı. Kocam Barış, şehir dışındaki o “önemli iş toplantısındayım” bahanesiyle görüntülü aradı. Ekranda ciddiydi. Gözleri dalgın, sesi kontrollüydü. “Toplantı biraz uzadı, eve geç döneceğim.” Telefonu yataktaki başucundan tutup bana doğru tuttu; arkasındaki aynanın yansımasında ise bir şey hareket etti. İlk bakışta gözden kaçtı. Ama sonra gardırobun kapağı bir anlığına aralandı. Ve o aralıktan bir kadın başını çıkardı. Kadının yüzü görünmüyordu; yalnızca siyah saçları ve çaresiz bir eğiliş. Barışın yüzünde aniden bir değişim oldu: kasılan çene, gözlerindeki panik. “Biri... burada.” Telefonu kapattı. Hiçbir ses vermeden kapıldı evin kapıları, anahtarlar çıkarıldı, valiz alındı. “Nereye?” diye sordum. “Söyleyemem.” Bana yalnızca, “Endişelenme, halledeceğim,” diyebildi. Ertesi sabah, evde bıraktığı bir çekmecenin içinde paslı bir anahtar ve kirlenmiş bir not buldum: ‘‘Bekle: güvenli.’’ Komşulara sormaya başladım. Ofisinde kimse Barış’ı görmemişti. Otel kayıtlarıysa ya silinmiş ya da yoktu. Bir telefon, bir yansıma, bir kadın ve ardında bıraktığı sessizlik… Bu kadar mıydı? Yoksa bilmeyi seçtiği bir sır mı vardı? Gittiği yöne dair bir iz yoktu. Ama içinde büyüyen bir duygu vardı: korku değil; merak. Çünkü o kadın, o yansıma, benim hayatımızı parçalayacak bir sırrın ilk işaretiydi. Ve Barış sessizce gitti — ama geri dönmeden önce bana bir seçim bıraktı: Onu sorgulamak mı, yoksa nedenini öğrenene dek beklemek mi? Sana söyleyebileceğim tek şey şu: Geri döndüğünde, her şeyin değişeceğini biliyordum. Ama nasıl değişecekti? İşte asıl soru bu...

Oteldeki Yansıma — Telefonu Kapatıp Aniden Yola Çıkan Kocam
Okumaya Başla