Sırtındaki İzler
Dram

Sırtındaki İzler

Gelinlik butiğinde küçük kız kardeşim Meral, bana gelinliğini göstermek için dışarı çıktı. Taşlı elbisenin ışığında prova platformunda durduğunda her şey sıradan bir mutluluk anı gibi görünüyordu. Ama terzi arkadan fermuarı çekerken nefesim kesildi: Meral'in tüm sırtı koyu, taze kirpik izleriyle kaplıydı. Ellerimi sımsıkı tuttu, gözleri dolu doluydu ve ağlayarak fısıldadı: "Düğünü iptal edersem, babası annemin ve babamın şirketini mahveder." Damat Eren'in ailesi, saygı ve itibarla anılan bir soydu; onun babası Vedat ise aile borçlarını ellerinde tutan güçlü bir adamdı. Meral, Vedat'in intikamla tehdit ettiğini, her şeyi geri çağıracağını söyledi. O an içimde bir şey kaskatı kesildi. Kardeşimin yanağından bir damla gözyaşını sildim. Bana sakladığı her şeyi sorduğumda başıyla onayladı: e-postalar, mesajlar, ses kayıtları, her şey vardı. O an karar verdim — düğünü durdurmayacaktık; aksine, görünmez iplikleri çekip onların kurduğu düzeni yıktım. Geceyi onun şirket imparatorluğunu hedef alarak geçirdim: bankacılık, sözleşmeler, gizli hesaplar, etkili telefonlar… Sabah olduğunda beklenmedik bir manzara belirdi. Törenin başlamasına dakikalar kala, damat koridordan yürürken Mali Suçlarla Mücadele Şubesi görevlileri tarafından karşılandı. Davetlilerin şok bakışları arasında Eren kelepçelendi. Ama asıl sarsıcı gerçek, o andan sonra açığa çıkacaktı: Vedat'ın sırları birer birer düşüyor, ailelerinin dokunulmazlığı sarsılıyordu. Bu yıkımın sonu neydi? Daha öğreneceğimiz çok şey vardı...

Sırtındaki İzler
Okumaya Başla