Söyleme Anne: Kızımın Kapalı Telefonu ve Saklanan Gerçek
Dram

Söyleme Anne: Kızımın Kapalı Telefonu ve Saklanan Gerçek

Kızım eve döndüğünde telefonunu kapatmıştı. Üzerindeki kıyafetler ona ait değildi. Sürekli aynı cümleyi tekrar ediyordu: “Anne, sakın kimseye söyleme” Onu cezalandırmadım. Önce sarıldım. Sonra yaptığım tek bir arama ile yıllardır saklanan bir şeyin kapısını araladım. O akşam aklımda yalnızca iki düşünce vardı: kızım güvende olmalıydı ve ne olursa olsun ondan sır saklayamazdım. Bu ikisi birbirine çelişiyordu, ama birini seçmem gerekiyordu. Sarıldım çünkü korkusu ve utancı yüzündeydi. Aradım çünkü gerçeğin gömülü kalmasının daha tehlikeli olduğunu hissediyordum. Arama kısa ve soğuktu. Eski bir numara, yıllar önce unutulmuş bir hastane dosyası, bir görevlinin yutkunması. Kısa bir bekleyiş. Sonra gelen cümleler bir zamanların örtüsünü çekti: kayıtlar değiştirilmiş, isimler karıştırılmış, bir bebek yanlış aileye verilmişti. O ana kadar aklımda tek bir düşünce vardı: kızımın ürkek isteği onun koruma içgüdüsünden doğmuştu. Saklamak istiyordu çünkü ortaya çıkacak şey ailemizi sarsacaktı. Ama bir annenin yaptığı arama, onların sakladığı düzeni bozabilirdi. O gece uykusuz geçen saatlerde aklımdan geçen tek şey, gerçeğin hangi yüzleri açığa çıkaracağıydı. Gerçeğin acısı da olsa, bilinmezliğin ağırlığından daha hafif olacağına inandım. Sabah olduğunda, kapımızı çalacak olanın kim olduğunu bilmiyorduk. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Sonunda yaptığım arama, yıllardır gömülü kalan bir hikâyeyi dışarı çıkardı ve bizi seçmemiz gereken yolların eşiğine getirdi. Seçtiğimiz yolun ne olacağını, evin içinde titreyen o küçük sesin hâlâ fısıldadığı sözcükler bile değiştiremiyordu: “Anne, sakın kimseye söyleme”…

Söyleme Anne: Kızımın Kapalı Telefonu ve Saklanan Gerçek
Okumaya Başla