Tabutun Önünde Uzanan Sararmış Mektup
Dram

Tabutun Önünde Uzanan Sararmış Mektup

Yıllardır görmediğim ağabeyim babamın cenazesinde aniden ortaya çıktı. Herkes onun affedilmeyi beklediğini düşündü. Bu yüzden tabutun başında sessizlik, gözyaşı ve hafifçe titreyen eller vardı. Fakat tabut mezara indirilmeye hazırlanırken ağabeyim cebinden sararmış bir zarf çıkardı ve onu bana uzattı. Zarfı açtığım anda elime geçen satırlar günü, hafızamı ve inandığım her şeyi yerinden oynattı. Babamın ölümü sandığımız gibi değildi. O ana kadar herkes gerçeğin kederle örtüldüğünü sanıyordu. Ben bunu biliyordum ama neden bugüne kadar susulduğunu anlamıyordum. Mektup eski bir hesaplaşmanın izlerini taşıyordu. Kısa cümleler. Tarihler. İsimler. Bir adresin ucu. Bir notta saklı yanlışlıklar. Okudukça içimde bir şeyler kırıldı. Cenaze töreninin ağır havası aniden değişti. Defin görevlileri durdu. Herkesin nefesi kesildi. Toprağa son toprak atılmadan önce ellerim titredi ama sesim kararlı çıktı. Durun. Sözlerim kâğıdın üzerindeki mürekkep kadar soğuktu. Cenaze geri alınmalıydı. Her şeyin açıklığa kavuşması gerekiyordu. Ağabeyimin bakışı şaşırtıcıydı; suçlu değil, tedirgin değil, sadece beklenenden uzun süre saklı kalan bir sırrın taşıyıcısıydı. O andan sonra aile içindeki dengeler bozuldu. Eski hesaplar, görmezden gelinmiş hatalar ve gizli anlaşmalar gün yüzüne çıktı. Komşuların fısıltıları daha yüksek, akrabaların suskunluğu daha kalın oldu. Benim için artık iki yol vardı: Kapıları kapatıp bildiğim acıyla yaşamaya devam etmek ya da sararmış mektubun gösterdiği kapıyı aralayıp gerçeği takip etmek. Seçimim gömülen gerçekleri kurtarmak oldu. Ama bu seçimin bedeli vardı. Cenaze töreninin o soğuk gününde başlayan arayış, beni ailemizin geçmişine, saklı anlaşmalara ve görünenden daha karanlık bir gerçeğe sürükleyecekti. Ve her adımda şunu fark ettim: Gerçek, affedilmekten daha ağırdı. Sonunda öğrenilecek olan, babamın izlerini silmeye çalıştıkları şey değildi. Olan, şimdiye kadar kimsenin duymadığı bir itiraftı. Ama itirafın son cümlesi hayatımı geri döndürülemez şekilde değiştirecekti Ve ben o son cümleyi söyleyecek kişiyi henüz tanımıyordum.

Tabutun Önünde Uzanan Sararmış Mektup
Okumaya Başla